NAS (Ağ Bağlantılı Depolama) Nedir?

Ağ bağlantılı depolama (NAS) birkaç farklı şekilde tanımlanabilir. Çoğu kişiye göre, NAS sistemleri, verileri bir ağ üzerinden paylaşmak için kurulan, geliştirilen veya oluşturulan özel dosya sunucularıdır. Ağ bağlantılı depolama (NAS), önceden yapılandırılmış dosya sunucularını ifade eder. Bir veya daha fazla dahili sunucudan, önceden ayarlanmış disk kapasitesinden ve sıklıkla sadeleştirilmiş veya benzersiz bir işletim sisteminden oluşur.

İki ana NAS sistemi türü vardır: Bilgisayar tabanlı sistemler ve gömülü sistemler. Her iki türün de genellikle fiyat, güç tüketimi, genişletilebilirlik, boyut ve hıza dayanan avantajları ve dezavantajları vardır. Ancak, piyasada çok sayıda farklı NAS sistemi bulunduğundan, bu ayrımlar bazı durumlarda her zaman açık değildir. Ne kadar farklı olursa olsun, tüm NAS sistemleri bir CPU (merkezi işlem birimi), bir tür ağda paylaşılabilir depolama, işletim sistemini depolamak için bir yer, RAM (rastgele erişim belleği) ve iletişim için bir ağ arabirimi içerir. Tipik olarak her iki türde de sunulan başka bir özellik, çok sayıda depolama diskini çeşitli şekillerde birleştiren veya bir araya toplayan RAID’dir.

NAS sistemleri amaca yönelik olduğundan ve çok fazla özellik ve işleve sahip işletim sistemleriyle etkileşime girmesi gerekmediğinden, ağ bağlantılı depolama sistemleri için tam olarak eksiksiz bir işletim sistemi gerekli değildir. Sistemin daha hızlı, kararlı ve güvenilir çalışması için karmaşık özelliklere sahip işletim sistemleri yerine NAS sistemlerine özel işletim sistemleri tercih edilmektedir.

Dosya veya verileri farklı bilgisayarlar arasında aktarmak için pratik bir yöntemdir. Bunu yapmak, kullanıcılara bilgiye daha hızlı erişim sağlamanın yanı sıra daha basit yönetim, kurulum ve güvenlik avantajları sunar. Bir NAS evde, büyük şirketlerde veya ofiste kullanılabilir. Evde NAS, genellikle multimedya depolama (aile fotoğrafları ve filmler) için veya CCTV kameralarından, akıllı TV’lerden ve diğer bileşenlerden gelen dosyalar için merkezi bir konum sağlamak için kullanılır. Bir NAS dizisi, bir işte veya ofiste bir yedekleme ve olağanüstü durum kurtarma aygıtı olarak da kullanılır. Ayrıca küçük işletmeler için bir e-posta, multimedya veya veri tabanı sunucusu olarak da kullanılabilir.

NAS (Ağ Bağlantılı Depolama) Nasıl Çalışır?

1982’de, ilk kişisel bilgisayarlar piyasaya çıktığında, birkaç işletme, sunucuları kullanarak yapılan tüm değişiklikleri birbiriyle senkronize etme sorununu çözmek için dosya sistemini paylaşılan bir depolama cihazına taşıma konseptini ortaya attı. 

Bu tür NAS, bir dosyaya yazma erişimi olan bir kullanıcıyı ve okuma ayrıcalıkları olan çok sayıda kullanıcıyı yönetebilir, ancak dosya haritası NAS sisteminin kontrolü altında olduğundan, birden fazla kullanıcı aynı dizinlerde aynı anda çalışabilir. 

Bir diğer yenilik de insanların kendi özel mekanlarına sahip olmaları konseptiydi. Fakat sınırlar vardı ve ethernet bir seçenek değildi. NAS, popüler bir depolama seçeneği haline geldiği için şu an ethernet tabanlıdır.

NAS kullanarak, bir ağdaki cihazlar depolanan verilere daha kolay erişebilir. İşletmeler, özel donanıma uzman yazılım yükleyerek entegre güvenlik, izleme ve hata toleransı özellikleriyle paylaşılan tek noktadan erişimden yararlanabilir. Blok veya nesne depolama ile karşılaştırıldığında kullanımı en basit olan dosya tabanlı protokoller, NAS tarafından diğer cihazlara bağlanmak için kullanılır.

Bir NAS sistemi oluşturmak için aşağıdaki bileşenler kullanılır:

Protokoller: NAS sistemleri, dosya paylaşımı sağlamak için ağdaki diğer bilgisayarlara bağlanabilmelidir. Bunu yapmanın anahtarı, temel iletişim ve ağ protokollerini desteklemektir. İletim Kontrol Protokolü/İnternet Protokolü (TCP/IP) bir protokol paketidir. İlk olarak 1970’lerde ABD Savunma Bakanlığı’nın “Advanced Research Projects Agency” (DARPA) ağı için oluşturulmuştur ve şu anda internet ve diğer birçok ağ için kullanılan ana protokol paketidir. TCP/IP diğer birçok protokolden oluşurken, adını aldığı iki protokol en önemli iki protokoldür. İnternet protokolü (IP) ve iletim kontrol protokolü (TCP), çoğu ağın kullandığı iki ana veri aktarım protokolüdür. Bir IP ağı üzerinden veri göndermeden önce, TCP verileri paketler halinde toplar. IP adreslerini e-posta adresleri ve TCP paketlerini sıkıştırılmış zip dosyaları olarak düşünebilirsiniz.

TCP, dosyaları bir IP ağı üzerinden göndermeden önce paketler halinde paketler. Protokoller arasında değiş tokuş edilen dosyalar, çeşitli dosya sistemleri kullanılarak biçimlendirilebilir. Şu anda tüm NAS donanım ve işletim sistemleri, Windows bilgisayarlarda yaygın olarak kullanılan SMB (Server Message Blocks)/CIFS(ortak internet dosya paylaşımı) ve genellikle Linux ve Unix PC’lerde kullanılan NFS’yi (Ağ Dosya Sistemleri) destekler. Apple’ın dosya paylaşım protokolü AFP ve internet tabanlı bir dosya sunma protokolü olan FTP, çok sayıda başka program tarafından da desteklenir.

Donanım: Ağ bağlantılı depolama donanımına bazen NAS box denir. Özünde, sunucu, geleneksel sunucular gibi depolama aygıtları, CPU’lar ve rastgele erişimli bellek (RAM) ile kurulur. Belirli bir amacın ihtiyaçlarını karşılamak için bir NAS cihazı, ek RAM ile ve farklı türde diskler ve kapasitelerle yapılandırılabilir. Ancak yazılım, NAS ve genel amaçlı sunucu depolamasının farklı olduğu birincil alandır.

Yazılım: Birkaç farklı NAS işletim sistemi vardır. Teknik olarak, bunun için uzaktan yönetimi destekleyen ve dosya paylaşımlarıyla yapılandırılabilen herhangi bir işletim sistemi kullanılabilir, ancak “NAS işletim sistemleri” özellikle bunun için yapılandırılmıştır, çünkü genellikle ağ dosya paylaşımını sağlamak için gereken hizmetleri ve protokolleri çalıştırırlar. NAS cihazları genellikle Linux’un veya başka bir gömülü işletim sisteminin özelleştirilmiş sürümlerini çalıştırır. “RTOS” (Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi) terimi de bu işletim sistemlerinden bazılarını tanımlamak için kullanılır. Bazı normal işletim sistemleri aynı şekilde çalışsa da, RTOS’lar, belirli bir zaman çerçevesinde girdilere ve olaylara tepki verecek şekilde yapılmış olmaları bakımından onlardan farklıdır. Bu, ağ cihazları ve diğer sistemler için çok önemlidir, çünkü gecikmeler zaman aşımlarına ve arızalara neden olabilir. Ayrıca, bazı işletmeler, bazıları Linux veya FreeBSD’ye dayanan kendi tescilli işletim sistemlerini oluşturur.

NAS’ın (Ağ Bağlantılı Depolama) Türleri Nelerdir?

NAS hizmetlerini sürücü boyutu gereksinimleri açısından üç kategoriye ayırabiliriz: Sürücü desteği, kapasite ve ölçeklenebilirlik.

1. High-end NAS

Özellikle sanal makine (VM) anlık görüntüleri olmak üzere çok büyük miktarda dosya verisi depolaması gereken işletmeler, pazarın üst düzey segmentine hakimdir. Kurumsal cihazlar, kümeleme ve hızlı erişim özellikleri sunar. Kümeleme fikri, geleneksel NAS ile ilgili sorunların üstesinden gelir. Birçok NAS sisteminde, dağıtılmış bir dosya sistemi aynı anda etkindir. Dosya hangi fiziksel düğümde bulunursa bulunsun, bu yöntem kümedeki her dosyaya erişim sağlar. NAS sistemleri, işletmelerde birincil depolama olarak SAN sistemlerinden daha sık kullanılır. Tekilleştirme, sıkıştırma ve çeşitli klonlama ve anlık görüntü araçları, üst düzey bir çözüm olan kurumsal NAS sisteminin karmaşık yazılım yetenekleri arasındadır.

2. Midmarket NAS

Birden fazla NAS kümesine ihtiyaç duymayan ancak ev kullanıcılarından daha fazla disk boyutuna ve ölçeklenebilirliğe ihtiyaç duyan kullanıcılar bu aralığa girer.

3. Low-end NAS

Low-end NAS sistemleri tipik olarak departman tabanlı paylaşılan depolama havuzları ve her istemciye bir disk tahsisinin verildiği PC’ler için istemci tabanlı kişisel yedeklemeler olarak kullanılır. Ayrılan her tahsise kişisel bir kullanıcı adı ve şifre ile erişilebilir. Ağdaki diğer kişilerin kullanıcı adları ile paylaşılabilir veya şifresiz bir alan belirlenerek herkese açık olabilir. Alt uç, evdeki tüketicileri ve yakınlarda paylaşılan depolamaya ihtiyaç duyan küçük şirketleri hedef alır. 

NAS’ın (Ağ Bağlantılı Depolama) Amacı Nedir?

Bol miktarda veri bulunan durumlarda NAS, istemci bilgisayarlara genel merkezi depolama sağlamaktan daha fazlası için değerlidir. NAS, depolama hizmetleri sunarak, kabul edilebilir e-posta ve web sunucusu sistemleri gibi karmaşık sistemlerin kullanımını daha kolay ve daha ucuz hale getirmeye yardımcı olabilir. Çok sayıda multimedya verisinin bulunduğu tüketici sektörü, NAS için potansiyel olarak yükselen bir pazardır.

NAS, insanların birlikte çalışmasını ve veri alışverişini kolaylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Birkaç saat diliminde çalışan veya uzaktan erişim gerektiren dağıtılmış ekipler bundan yararlanabilir. Dağıtılmış çalışanlar, NAS’ın kablosuz yönlendirici bağlantısı sayesinde ağ bağlantısı olan herhangi bir masaüstü veya mobil cihazdan dosyalara erişebilir. Özel veya kişisel bulutun temeli olarak işletmeler sıklıkla bir NAS sistemi kurar. Aranabilir ve erişilebilir aktif arşivler, büyük veri analitiği ve kişisel bir bulut hizmetine ev sahipliği yapan sanal bir iş yeri oluşturma vb., ağa bağlı depolama için diğer yararlı amaçlardır.

NAS’ın (Ağ Bağlantılı Depolama) Biçimleri Nelerdir?

Depolama denetleyicileri ve depolama aygıtları (veya depolama dizileri), bir depolama protokolü üzerinden birbirleriyle iletişim kurar. İletişimlerinin parametreleri bu protokoller tarafından belirlenir. Tipik olarak, iki tür depolama protokolü vardır:

  • Dosya odaklı protokoller (File-oriented protocols)
  • Blok odaklı protokoller (Block-oriented protocols)

Dosya tabanlı protokoller, bir istemcinin bir dosya sunucusu veya ağ bağlantılı depolama (NAS) ile nasıl iletişim kuracağını tanımlar. Depolama diskleri, ister HDD ister SSD olsun, yalnızca sahte fiziksel aygıtlardır. Bu cihazlar, biçimlendirmelerini, blok adreslemelerini, güvenlik izinlerini, dosya adlarını ve dosya dizinlerini yönetmek için üst düzey yazılımlara güvenir. Tüm bu görevler, dosya tabanlı protokoller kullanan bir dosya sistemi tarafından gerçekleştirilir. NAS iletişim protokolleri için başka özel biçimler de vardır. Bunlar aşağıdaki şekildedir:

Sunucu İleti Bloğu/Ortak İnternet Dosya Sistemi – Server Message Block/Common Internet File System (SMB/CIFS)

CIFS adı verilen standart bir protokol, Microsoft Windows işletim sisteminin dosyaları işlemek ve uzaktan yönetim özelliklerini etkinleştirmek için bir uygulama protokolü arabirimi (API) sunmak için kullanılan iki protokolden biridir. Teknoloji, IBM tarafından 1984’te oluşturulan Sunucu İleti Bloğu (SMB) olarak bilinir ve CIFS’nin kaynağıdır. Dosyaya yönelik istekler (dosyaları açma, okuma, yazma ve kapatma), SMB tarafından belirtilen ağ protokolü kullanılarak bir istemciden bir dosya sunucusuna gönderilebilir. Microsoft, CIFS’yi ilk kez 1996’da piyasaya sürmüştür. SMB, Windows 2K’nın piyasaya sürülmesiyle Windows işletim sistemleri altında CIFS ile değiştirildi. CIFS, genellikle bir NetBIOS ortamında uygulanmasına rağmen, doğrudan TCP veya Windows soketlerinde çalışabilir.

Ağ Dosya Sistemi – Network File System (NFS)

Şimdi Oracle/Sun olarak bilinen Sun Microsystems, 1980’de NFS protokolünü oluşturdu. Sun Microsystems, bireylerin herhangi bir ücret ödemeden UNIX ortamında başka bir dosya odaklı protokol olan NFS’yi kullanmalarına izin verir. Sun, 1986’da protokolün PC pazarı uyumluluğunu genişleterek PC-NFS’ye dayalı dosya paylaşımını mümkün kıldı. 

NFS, çok basit bir metodoloji kullanarak çalışır. Veri soyutlama yaklaşımı, harici veri gösterimi (XDR) olarak bilinir ve dosya paylaşımı için tüm NFS sürümlerinde Remote Procedure Call (RPC) kullanılır. NFS’nin v1 ve v2 gibi ilk sürümlerinde, bir istemci ile sunucu arasında durum bilgisi olmayan bir ağ bağlantısı UDP aracılığıyla sağlanıyordu. UDP ile ne bir veri paketi sıralama tesisi ne de paket teslim garantisi mevcuttur. UDP’nin yaptığı tek şey paketleri bir ağ cihazından diğerine aktarmaktır. Protokol artık sürüm 3 ile paket teslimi için hem UDP hem de TCP ile çalışabilir. Son olarak, NFS v4, bir TCP durum bilgisi protokolü kullanır ve güvenlikle ilgili özellikleri içerir.

Apple Dosyalama Protokolü – Apple Filing Protocol (AFP)

Apple’a ait bir ağ paylaşım standardı olan Apple Dosyalama Protokolü (AFP), neredeyse yalnızca Macintosh bilgisayarlarda kullanılır. İlk olarak AppleTalk ağ protokolünü kullanarak bir seri hat üzerinden çalışmak üzere tasarlanan protokol, şu anda ethernet bağlantısı üzerinden TCP/IP kullanır. Diğer dosya paylaşım protokolleri gibi AFP de yıllar boyunca güvenilirliğini, dosya paylaşım yeteneklerini, dosya sahipliğini ve erişim haklarını geliştiren çeşitli değişikliklerden geçti. Çoğu NAS cihazı, özellikle düşük maliyetli olanlar, bu protokolü tam olarak desteklemez, çünkü bu, büyük ölçüde Macintosh bilgisayarlarda kullanılan özel bir protokoldür.

NAS’ın (Ağ Bağlantılı Depolama) Özellikleri Nelerdir?

NAS (Ağ Bağlantılı Depolama), üç ana alan sağlayan özelliklere sahiptir. Bu özellikler aşağıdaki şekildedir:

1. Daha Kolay Yönetim

Yönetimin basitleştirilmesi açısından, NAS genellikle dosya sistemlerini, ağ bağlantılarını ve gelişmiş özellikleri yönetmeyi çok basit hale getiren belirli GUI’ler (grafik kullanıcı arabirimleri) ve CLI’ler (komut satırı arabirimleri) içerir. Birden çok genel amaçlı dosya sunucusu bazen tek bir NAS’ta birleştirilir ve bir sistemdeki yönetim noktalarının sayısını önemli ölçüde azaltır. Donanım yükseltmeleri genellikle kolay ve nispeten ölçeklenebilirken, yama ve programlama güncellemeleri genellikle sistemi çevrimdışı duruma getirmeden gerçekleştirilebilir.

2. Daha İyi Performans

Performans açısından NAS sunucuları, tak – çalıştır dosya sistemleri sunar. Bu, sistemleri hemen bağlayabileceğiniz, çalıştırabileceğiniz ve kullanabileceğiniz anlamına gelir. Genel bir işletim sisteminin aksine, dosya sunumu için gerekli olmayan tüm işlevleri kaldırılabilir. NAS, minimum kurulum ve bakım masrafları nedeniyle gelişebilir ve sistem yöneticilerini sorumluluktan kurtarabilir. Ölçeklenebilirlik, NAS sunucularının önemli bir özelliğidir. Örneğin, sistem yöneticisi her proje veya departman için ayrı bir NAS sunucusu yapılandırabilir. Büyük web siteleri bu şekilde kolayca genişletilebilir ya da e-posta dosya sisteminiz dolduğunda, sonraki 5000 kullanıcı için ethernet’inize başka bir NAS sunucusu eklemeniz yeterlidir.

3. Daha Yüksek Veri Kullanılabilirliği

Veri kullanılabilirliği açısından, veri erişimi bir sunucuya bağlı olmadığı için NAS tarafından artırılabilir; sunucu çökse bile kullanıcılar NAS üzerindeki verilere erişmeye devam edebilir. Dosya sunumu, diğer işlemlerden de sorumlu olan bir sunucu yerine NAS tarafından yapıldığından, NAS performansı artırabilir.

NAS’ın (Ağ Bağlantılı Depolama) Aktarım Hızı Nedir?

Ev kullanıcılarının çoğunluğu standart 100 Mbps ethernet’e sahiptir. Bu, saniyede 12,5 MBps veya megabayta eşdeğerdir. PC’lerinizde ve NAS’ınızda gigabit yönlendirici, anahtar ve ağ kartlarınız yoksa, ev ağınız üzerinden en hızlı dosya gönderilebilirliği 12,5 MBps’dir. Ayrıca, pratik olarak, bu teorik sınıra ulaşmak imkansızdır. Bu yüzden muhtemelen 4 ile 8 MBps arasında bir değer elde edeceksiniz. Bilgisayarınız, yönlendiriciniz ve alıcı cihazınız gigabit hızlarına ulaşabilen bir ethernet kartına sahipse, NAS’taki maksimum aktarım hızınız saniyede 125 megabayta sıçrayabilir. Sahip olduğunuz Ethernet kartı hızları 10 gigabit ve üzerine çıkarsa aktarım hızınız buna göre artacaktır.

Örneğin, saniyede 54 megabit hızında çalışan tipik bir 802.11g WLAN için maksimum iletim hızı, saniyede 6.75 megabayttır. 1 terabayt 1.8 gün içinde iletilecektir. 10 gigabit LAN’a yükseltirseniz ve özel bir disk diziniz varsa, saniyede 1250 megabayt alırsınız ve 1 terabaytlık aktarım yaklaşık 14 dakika sürer.

Ağınızın ethernet türünün ağ aktarım hızı üzerinde etkisi vardır, ancak tek etkisi bu değildir. İki cihaz arasındaki nihai aktarım hızınız da; sabit sürücü hızına, anakart veriyolu hızına, ağ kablosu tiplerine (CAT 5/6/7), RAID yapılandırmasına ve cihazdaki ağ bağlantı noktalarına bağlıdır.

NAS ve SAN Arasındaki Fark Nedir?

NAS ve SAN arasındaki farklardan bazıları aşağıdaki şekildedir:

  • Bir NAS cihazı, ethernet ve TCP/IP üzerinden dosya erişim protokolleri (temel olarak CIFS ve NFS) aracılığıyla bağlandığı istemcilere dosya erişimi sağlar. SAN aygıtı, fiber kanal ve SCSI (Small Computer System Interface) gibi bir blok veri erişim protokolü kullanarak istemcilerine bağlanan bir blok erişim aygıtıdır.
  • İki depolama mimarisi, verileri iki farklı şekilde işler: Blok verileri SAN tarafından işlenirken dosya tabanlı veriler NAS tarafından işlenir.
  • NAS, bir kabloyu bir ethernet anahtarına takarak doğrudan bir ethernet ağına bağlanır. NFS, SMB/CIFS ve HTTP, NAS’ın sunuculara bağlanmak için kullanabileceği protokollerden sadece birkaçıdır. SAN tarafında, sunucular SAN disk sürücüsü donanımıyla arabirim oluşturmak için SCSI protokolünü kullanır.
  • NAS genellikle evlerde ve küçük veya orta ölçekli işletmelerde kullanılır. Öte yandan SAN, profesyonel ve kurumsal ortamlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
  • Daha yavaş dosya sistemi katmanı nedeniyle, NAS genellikle daha düşük verim ve daha yüksek gecikme süresine sahiptir, ancak yüksek hızlı ağlar bu performans dezavantajlarını dengeleyebilir. Yüksek hızlı trafik gerektiren durumlar söz konusu olduğunda, SAN’lar daha iyi performans gösterir.
  • Genel olarak konuşursak, üst düzey bir NAS, giriş düzeyi bir SAN’dan daha pahalıya mal olsa da, NAS’ı satın almak ve çalıştırmak SAN’dan daha ucuzdur.
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki Yazı

Java Runtime Environment Nedir? Nasıl Çalışır?

Sonraki Yazı

Veri Tabanı Yönetim Sistemi Nedir?

İlgili Diğer Yazılar